Mehmetçik vakfı bağış
İstanbul Tarihi

Delfiden İstanbul’a Yılanlı Sütun

Yılanlı(Burma) Sütun

Mehmetçik vakfı bağış
Paylaşın

Yılanlı Sütun

Yılanlı Sütun, MÖ 479 yılında Platea Savaşında Persleri yenen birleşmiş 31 Yunan şehri, savaşta elde ettikleri bronz ganimetleri eriterek bu eseri yaptırtmış ve Delfi’deki Apollo mabedinin karşı tarafına dikilmiştir.

Apollon’un 3 başlı bir yılan öldürmesi anlatısı nedeniyle birbirine dolanmış 3 yılan figürü  seçilmiş.
Yılanların kafaları üzerine ise altın veya altın kaplama olduğu düşünülen kazan yerleştirilmiş.

Kazanda hiç sönmeyen bir ateş yapmaktaymış.Sütun 6,5 m yüksekliğiydi; yüksekliği kazanla birlikte 8 metreyi buluyordu.

Sütunun üstüne yerleştirildiği düşünülen altın kazan, MÖ 357-346 yılları arasında savaş masraflarını karşılamak için eritilmiştir.
Anıtın sadece üç yılan sarmalından oluşan ve bugün Yılanlı Sütun olarak adlandırdığımız sütun kısmı kalmış.

Sütunun Delfi tapınağına dikildikten sonra tapınağı ve şehri yılan, akrep gibi zararlı sürüngen ve böceklere karşı koruması için güçlü büyüler yapıldığına inanılmaktaydı.

İstanbula Gelmesi

MS 4. yüzyılda en geç MS 5. yüzyıl başında adandığı yer olan Delfi’den alınarak Constantinapolis’e getirildiği düşünülür. Constantinapolis şehrinin kurulduktan sonra yılan ve böcek istilasına uğradığı ve İmparator Konstantin’in yeni başkenti zararlı hayvanlardan kurtarmak için sütunu şehre getirmeyi saplantı haline getirdiği söylenir.

Daha önce başka bir yerde iken 9. yüzyılda Hipodrom’da spinanın üstüne yerleştirilmiştir.

Sütunun 1204‘te Haçlılar tarafından eritilmek veya talan edilmekten kurtulmasının sebebi çeşme gibi yararlı bir işin kullanılmasından dolayıdır.Bu tarihten sonra ne kadar çeşme olarak kullanıldığı bilinmemektedir.

Yılanlı Sütun üç yılan başlı haliyle son olarak Avrupalı gezgin A. De la Motraye’nin 1699 tarihli gravüründe göründü. Yılan başının nasıl koptuğuna dair belli başlı rivayetler vardır.Fatih Sultan Mehmet’in kargısını fırlatıp yılanın alt çenesini kırdığı,bir yeniçerinin tek vuruşta kırmış tılsım bozulmuş ve yılan çiyan gibi hayvanlar İstanbul da yayılmış.

Fındıklılı Mehmet Ağa’nın ‘Nusretname’ adlı eserinde anlattığına göre, 20 Kasım 1700 tarihinde yılanların başları boyunlarından itibaren kopmuş ve kaybolmuştur.
Polonya elçisi Viniava Lescynski‘nin adamları tarafından yapıldığı ileri sürülmektedir.

Kaybolan yılan başlarından birisinin üst çene ve başın üst yarısına ait parçası Ayasofya’yı onaran mimar Fossati tarafından 1848 yılında bulunmuş ve yetkililere teslim edilmiştir.
İstanbul Arkeoloji Müzesi Çağlar Boyu İstanbul Sergi Salonunda sergilenmektedir.

Bulunan yılan başı;

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate For »