Mehmetçik vakfı bağış
MekanlarTarihi ve Mimari Yerler

İstanbul’u Seyreden Galata Kulesi

Bazen bir binadan daha fazlasıdır, işte burası Galata kulesidir.

Mehmetçik vakfı bağış

Galata kulesi 528 yılında fener kulesi olarak yapılmış , İstanbul’un en önemli yapıların bir tanesi olarak Galatadan İstanbul Boğazı,Haliç gibi birçok yeri görebilirsiniz. UNESCO dünya mirası olarak 2013 yılında girmiştir.

12.yüzyılda haçlılar tarafından tahribat edilmiş 13.yüzyıl da Cenevizler tarafından ek sur yapılarak o yıllarda İstanbul en büyük yapısı olmuş. İstanbul fethedildikten sonra yer yüzyılda bir tamir edilmiş 15.yüzyılda rasathane kurulmuş ama ama 3-4 sene gibi küçük bir zaman boyunca aktif olarak kullanılmış topa tutularak yıkılmıştır.Yıkılma sebebi olarak o zamanlardaki veba ve kuyruklu yıldız olduğu düşünüyor.17.yüzyılda ise Hezarfen Ahmet Çelebi Galata Kulesi’nden Üsküdar-Doğancılar’a uçmuştur ve Avrupa’nın ilgisini çekmiştir.1717 yılından itibaren yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmış. 18.inci yüzyıllarda yangınlardan hasar görmüş ve 1875 de fırtına ile devrilmiştir. 1965-67 yıllarında son onarımla bugünkü görünüme kavuşmuştur.

Galata Kulesi Efsanesi

Galata kulesi bütün heybetiyle yükselmiş Kız Kulesinin karşısında.İstanbul’un her bir köşesine hakim ve kudretli duruşuyla öyle yakışıklı gözüküyormuş ki, Kız kulesinin ona vurulmaması imkansızmış. Galata kulesi de ilk gördüğü gün aşık olmuştur denizin ortasında duran bu nazlı kıza.Lakin çok ulaşılmazmış Kız Kulesi onun için aslında. Acaba bilse ona sevdalandığını karşılık verir mi diye düşünüp dururmuş kendi lisanınca.  Çaresizdir Galata Kulesi. Tarih içinde kimi zaman aşkından yanar kavrulur. Kimi zaman çaresizlikten yıkılır durur. Her seferinde söndürdüler yangınını. Tekrar tekrar inşa ederler. Her yükselişinde bir daha görür Kız Kulesi’ni, bir kez daha aşık olur hiç bıkıp usanmadan.

İki aşık yıllarca bakarlar birbirlerinin güzelliğine ama nasıl kavuşur nasıl dile getirirlermiş ki aşklarını, arada kocaaa bir deniz… Kız kulesi aşık olduğu heybetli yakışıklıya hislerini anlatamadığı için günden güne daha bir solgunlaşmış, üstelik onun hislerini de merak eder olmuş, ya o sevmezse beni diye kahrından deli olmuş. Galata kulesi de aynı merak ve endişe ile büyütüyormuş her geçen gün ona olan aşkını… Yıllar yılları kovalamış yüzyılları doğurmuş. Galata Kulesi dayanamamış sevdiğini bu halde görmeye ve bir gün ulaştırırım umuduyla anlatmış ona hissettiklerini sayfalara şiirlere,mektuplara…Yazarmış yazmasına ama ne sesini ne de yazdıklarını hiç iletememiş sevdiğine…Düşünüp dururmuş, nasıl ulaştırabilirmiş ki bu sayfaları sevdiğine…

Günden güne özlemleri daha da artan kuleler, bir gün Hezarfen Ahmet Çelebi’nin kuleye tırmanması ile birlikte aralarındaki boğazın artık sorun olmaktan çıkacağını düşünürler. Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Avrupa yakasından Anadolu yakasına uçması da aslında iki kulenin aşkına bağlanmaktadır. Rivayete göre; Hezarfen Ahmet Çelebi, Galata Kulesi’nin yüzyıllardır biriktirdiği mektupları yanına alarak kanatlanmış ve uçuşu sırasında Kız Kulesi’ne bu mektupları bırakmıştır. Aşkının karşılıksız olmadığını anlayan Kız Kulesi ise mektuplardan sonra daha da güzelleşmeye başlamıştır. Galata Kulesi de sevgisinin karşılıksız ve tek taraflı olmadığını anlamıştır. Birbirlerine duydukları bu derin duygular ise onların yüzyıllara meydan okumasına yardımcı olmuştur.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlginizi Çekebilir

Close
Translate For »